Image

''Dijital ikiz kullanımı yaygınlaştığında hasar kontrolü anlamında gerçekten bir devrim yaratacaktır.''

Dijital dönüşüm süreci ve beraberinde getirdiği yenilikler artık iş yapış süreçlerimizin merkezine yerleşti. Bazı gelişmeleri sigorta sektörü olarak uzaktan takip ediyoruz, bazı süreçleri ise halihazırda aktif olarak kullanıyoruz.


Yapay zekâ kullanımı sektörde özellikle verimliliği artırma noktasında bizlere yardımcı oluyor. Magdeburger Sigorta olarak yapay zekâ destekli acente açılışı uygulamamızı 2024 yılında başlattık. Böylece ortalama bir saatlik operasyonel bir süreci otomatize ederek personelimizin bu süreyi farklı alanlarda kullanabilmesinin yolunu açtık.

Öte yandan büyük veri kullanımı ile müşteri profili çıkarma, kişiye özel ürün geliştirme ve fiyatlama, hasar süreçlerinin yönetilmesi ve değerlendirilmesi gibi farklı alanlarda da teknolojinin nimetlerini giderek artan bir hacimde kullanmaya başladık.

Dijital ikiz kullanımının özellikle batıda risk değerlendirmesi ve önleyici sigortacılık kapsamında kullanıldığını görüyoruz. Ülkemizde henüz yaygın bir kullanım alanı yok ancak özünde teknolojinin ucuzlamasıyla biz de mutlaka bu teknolojiyi iş süreçlerimize dahil edeceğiz. Ben şahsen dijital ikiz konusunu giyilebilir sağlık ürünleri ile paralel değerlendiriyorum. Giyilebilir ürünler de önleyici sağlık tarafında giderek önem kazanıyor ancak çok maliyetli olmaları nedeniyle yaygın bir kullanım alanı bulamıyorlar.

Özetle, sigorta firmaları dijital dönüşümü sadece bir teknolojik atılım olarak değil, aynı zamanda iş modellerini ve müşteri ilişkilerini yeniden yapılandıran stratejik bir fırsat olarak değerlendiriyor. Yapay zekâ, dijital ikizler ve diğer teknoloji tabanlı yenilikler, risk yönetimi, müşteri deneyimi ve operasyonel verimlilik alanlarında sunduğu avantajlarla sektörde önemli bir rekabet üstünlüğü yaratacaktır.

Teknolojinin etkilerini mevcut durumda zaten görüyoruz. Bu aşamada en belirgin etkiler verimlilik ve maliyet optimizasyonu alanlarında hissediliyor. Yapay zekâ ile desteklenen otomasyon sistemleri, çalışanların operasyonel süreçlere daha az zaman ayırmasına ve daha stratejik işlere odaklanmalarını sağlıyor. Biraz önce bahsettiğim yapay zekâ destekli acente açılışı buna çok güzel bir örnektir. Benzer şekilde chatbotlar ve sanal asistanları sektör zaten yıllardır kullanıyor. Bunlar sayesinde hem zamandan tasarruf ediyor hem de müşteri memnuniyetini artırıyoruz.

Hasar değerlendirme süreçlerinde yapay zekâdan destek alarak insan hatası oranını azaltıyoruz. Bu durum hem maliyetleri kontrol altında tutuyor hem de sonuç alma süresini kısaltıyor. Risk analizi araçlarında da bunun gibi ileri düzey yazılımlar kullanılarak riskler erken aşamada tespit edilebiliyor ve beklenmedik ödemeler sınırlandırılıyor. Dijital ikiz kullanımı yaygınlaştığında hasar kontrolü anlamında gerçekten bir devrim yaratacaktır.

Bir de tabii kişiselleştirilmiş ürün geliştirme konusu var. Sektör olarak bu alanı henüz giyim, eğlence ve hızlı tüketim tarafı kadar verimli kullanamıyoruz ancak yine de belirli ölçülerde müşteri verileri analiz edilerek ihtiyaca yönelik poliçeler hazırlayabiliyoruz. Sigortacılar olarak bizim de bir parçası olduğumuz finans ekosisteminde şirketler, artık sadece hizmet satan yapılar olmaktan çıkıp müşterilerine bir teknolojik partner şeklinde davranıyor. Biz de aslında o yolda ilerliyoruz. Elbette 2025 yılında değil ancak yakın gelecekte yalnızca sigorta poliçesi satan yapılar olmaktan çıkıp sigortalılarımızın risklerini öngören ve hasar gerçekleşmeden önlem almalarını sağlayan, çözüm üreten ve destek olan bir partner gibi hareket edeceğiz.

Bu yıla özel Magdeburger Sigorta neler planlıyor dersek teknolojik alt yapıya ciddi yatırımlar yaptığımızı söyleyebilirim. İş ortaklarımızın sistemlerimize daha hızlı ulaşabilmeleri ve kullanıcı dostu arayüzleri için sistemlerimizi sürekli yeniliyoruz ve güncelleştiriyoruz. Fiyat alımları ve bilgi paylaşımlarının daha hızlı ve verimli bir yapıya kavuşmasının, tek tıkla her şeye ulaşabildiğimiz bu çağda ne kadar önemli olduğunun farkındayız. 8 milyon kasko müşterisinin olduğu ortamda biz 6.5 milyonun üzerine müşteriye teklif verebiliyoruz. Yani kasko sahiplerinin yüzde 80’ine teklif verebilir duruma ulaştık. Bunu başarırken kaskodaki pazar payımızı yüzde 2’nin üzerine çıkararak bir önceki yıla göre iki kat artırdık. Bu yaygın teklif kapasitemizle iyi sürücüleri daha uygun fiyatlarla buluşturmayı amaçlıyoruz. Hedefimiz orta vadede sistemlerimizi ülkemizde poliçe yaptıran tüm insanları kapsayabilecek şekilde güçlendirmek ve hazır hale getirmektir.

Onun dışında yapay zekâ destekli araçları iş süreçlerimize dahil etmeye devam edeceğiz. Pazarlama alanında özellikle veri analizi araçlarımızı geliştirip sigortalılarımıza daha uygun ürünler geliştirmeyi sürdüreceğiz. Bu alandaki diğer oyuncularla iş birlikteliklerini artırıp hazır olan yapıları kendi sistemlerimize eklemlendireceğiz. Tabii şimdiden öngöremediğimiz fırsatlar karşımıza çıktığında bunları da mutlaka değerlendireceğiz.