Image

''Bizim için mesele yalnızca temsil oranı değil; kadın acentelerin uzun vadeli, kârlı ve güçlü portföyler inşa edebilmesi.''

Sigorta sektörü tarihsel olarak girişimciliğe açık bir alan olmakla birlikte, son yıllarda kadın girişimcilerin acentelik yapısına ilgisinin belirgin biçimde arttığını gözlemliyoruz.


Anadolu Sigorta olarak acente ağımızda kadın temsilinin hem nicelik hem nitelik açısından güçlendiğini görüyoruz.

Kadın acentelerimizin yalnızca sayı olarak artması değil; portföy büyüklüğü, branş çeşitliliği ve teknik kârlılık performansı açısından da daha güçlü bir konuma geldiğini söylemek mümkün. Özellikle KOBİ, sağlık ve bireysel ürün gruplarında danışmanlık odaklı satış yaklaşımının güçlenmesi, kadın acentelerin sektörde daha görünür ve etkili bir rol üstlenmesini destekliyor.

Toplam acente yapımız içinde kadın girişimcilerin payı kademeli olarak artarken, bu artışı sürdürülebilir kılmayı stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Bizim için mesele yalnızca temsil oranı değil; kadın acentelerin uzun vadeli, kârlı ve güçlü portföyler inşa edebilmesidir.

Fırsat eşitliği temel ilkelerimizden

Anadolu Sigorta olarak hem şirketimizde hem de acente yapılanmamızda fırsat eşitliğini temel bir ilke olarak benimsiyoruz. Kadın acenteleri destekleme yaklaşımımız, tüm acentelerimiz için geçerli olan eğitim, performans ve saha destek modellerimiz üzerinden şekilleniyor. Öncelikle bölgesel eğitim programlarımızda yalnızca ürün bilgisine değil; portföy kârlılığı, müşteri yönetimi, finansal disiplin ve danışmanlık bakış açısına odaklanıyoruz. Kadın girişimcilerin işlerini ölçeklendirebilmeleri için teknik bilgi kadar iş geliştirme perspektifinin de kritik olduğuna inanıyoruz.

İkinci olarak performansa dayalı teşvik modellerimizde yalnızca prim üretimini değil; teknik kârlılık, portföy kalitesi ve müşteri devamlılığını esas alıyoruz. Bu yaklaşım, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir büyüme hedefleyen acenteler için daha sağlıklı bir zemin oluşturuyor.

Ayrıca bölge müdürlüklerimiz aracılığıyla sahaya yakın, bire bir temasın güçlü olduğu bir destek modeli uyguluyoruz. Yeni acente kurulum süreçlerinde rehberlik, operasyonel süreçlerde dijital altyapı desteği ve hasar anında hızlı koordinasyon gibi uygulamalar, özellikle girişimcilik yolculuğunun ilk yıllarında önemli bir güven zemini yaratıyor. Biz kadın acenteleri ayrı bir kategori olarak değil; eşit koşullarda rekabet eden, güçlü iş ortaklarımız olarak konumlandırıyoruz.

Ancak fırsat eşitliğini sağlamak adına ihtiyaç duyulan alanlarda destekleyici mekanizmaları devreye almaktan da geri durmuyoruz. Örnek olarak; Şubat ayında Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) yürütücülüğünde, Türkiye İş Bankası desteği ile girişimci kadınların, değişen ve dijitalleşen dünyada iş geliştirme süreçlerine daha hızlı ayak uydurmalarına yönelik “Girişimci Kadınlar için Kurumsal Farkındalık ve Dayanıklılık Eğitimi” gerçekleştirdik.

Toplumsal cinsiyet eşitliğine bütüncül çerçeveden bakıyoruz

Toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımımız, insan kaynakları politikalarımızdan başlayarak iş ortaklarımızla kurduğumuz ilişkilere kadar bütüncül bir çerçevede ele alınıyor. Acente yapılanmamızda temel ilkemiz; cinsiyete dayalı değil, performansa ve iş kalitesine dayalı bir değerlendirme sistemidir.

Performans yönetiminde prim hacminin yanında teknik kârlılık, portföy dengesi, müşteri memnuniyeti ve sürdürülebilir büyüme gibi kriterleri esas alıyoruz. Bu yaklaşım, fırsat eşitliğini destekleyen daha objektif ve ölçülebilir bir yapı sunuyor. Ayrıca acente ağımızdaki kadın temsilini ve gelişim eğilimlerini düzenli olarak izliyor; eğitimlere katılım oranları, performans göstergeleri ve portföy dağılımları gibi metriklerle süreci takip ediyoruz. Hedefimiz yalnızca sayısal artış değil; kadın acentelerin karar alma gücü yüksek, finansal olarak güçlü ve uzun soluklu iş yapıları kurabilmesidir.

İkinci yüzyılına giren bir kurum olarak Anadolu Sigorta’da eşitlik perspektifini bir iletişim başlığı değil, iş yapış biçiminin doğal bir parçası olarak görüyoruz. Acente ekosistemimizde de bu anlayışı sistematik ve ölçülebilir uygulamalarla desteklemeye devam ediyoruz. 2024 yılından itibaren, BM Kadın Birimi’nin başlattığı Sözden Eyleme WEPs projesi kapsamında belirlediğimiz aksiyon planını devreye aldık. Bu kapsamda eğitim/atölye çalışmalarımız devam ediyor.