''Nakliyat Sigortaları için kısıtlamalar ve fiyat artışlarının etkisi gündemde.''
Türkiye Sigorta sektörü ekonomik değişiklikler ve makro belirsizlikler konusunda oldukça tecrübeli, bu gibi dalgalanmalar karşısında hızlı aksiyon alınabiliyor.
Ancak, bölgemize yakın yaşanan savaş ortamının tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hissedilmesi kaçınılmaz. Bu gibi olaylar sonrasında yaşanan küresel ekonomik dalgalanmalar, maliyet artışları ve öngörülemeyen bazı riskleri gündeme getiriyor. Özellikle Nakliyat Sigortaları için kısıtlamalar ve fiyat artışlarının etkisi hemen görülmekte… Tedarik zincirinde yaşanan bu gecikmelerin kısa süre içinde tüm alanlarda maliyet artışı yaratması da kaçınılmaz bir gerçek.
Bu maliyet artışları, sigorta sektöründe zaten fiyatlanmış olan mevcut poliçelere yansıtılamayacağı için kârlılığı olumsuz etkileyecektir. Diğer yandan hiç istenmeyen bir şekilde savaşın uzun sürmesi durumunda da reasürans yenilemelerinde maliyet artışları ve kısıtlamalar olacağını düşünüyoruz.
Doğa Sigorta olarak maliyet artışlarını olabildiğince kontrol altında tutarak, fiyatlamalarımıza yansıtmamak için büyük çaba harcıyoruz. Hem maliyet yönetimi hem de fiyatlama anlamında oldukça dinamik ve esnek yapılarımız var. Hızlı aksiyonlar alarak sigortalıya yansımaları kısıtlı tutuyoruz.
Reasürans piyasasında kapasite daralması ve maliyet artışları kapıda
Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler ve ekonomik dalgalanmalar, reasürans piyasasında kapasite daralmasını ve maliyet artışlarını beraberinde getiriyor. Bu gelişmeler, sigorta sektöründe risk iştahının daha temkinli hale gelmesine sağlayacak düşüncesindeyiz.
Belirtmiş olduğumuz gibi, ilk etkiler Nakliyat Sigortaları ile başladı; özellikle petrol tedarikinde sorunlar ve fiyat artışları kaynaklı tüm alanlarda yaşanacak maliyet artışları sebebiyle tüm sigorta branşlarında kârlılığın olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz. Diğer yandan döviz kurunda dalgalanmaların olması durumunda etkinin boyutunun daha da artmasını bekliyoruz.
Reasürans şirketlerinin de bu dalgalanmalardan olumsuz etkileneceğini düşünürsek, bunları reasürans maliyetlerine ve şartlarına yansıtacağını söyleyebiliriz.
Türkiye Sigorta sektörü -maalesef- teknik kârdan ziyade mali kârlar ile ayakta duruyor. Bu dalgalanmaların mali kârlara olumsuz etkisi olması durumunda sektör için zor bir yılın olacağını söyleyebiliriz. Fakat daha önce de belirttiğim gibi; biz sektör olarak böyle sınavlardan geçmeye alışığız ve başarıyla üstesinden geliriz.
İklim değişikliği ve teknolojik gelişmeler, sigortacılığı hasar sonrası ödeme modelinden riskleri önceden öngören ve yöneten bir yapıya dönüştürüyor. Artık hasarlar daha geniş alanlarda, daha kısa sürede ve daha yüksek maliyetlerle gerçekleşiyor.
Doğal afet risklerine karşı sigortalılık oranı tarihi seviyelere ulaştı
2025 Küresel Doğal Afetler Raporu’na göre küresel ekonomik kayıplar 260 milyar dolara ulaşırken, sigortalı kayıplarının 127 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi ve sigortalılık oranının %49 ile tarihi zirveye çıkması, risklerin sistemik boyutunu açıkça ortaya koyuyor.
Doğa Sigorta olarak bu dönüşüme çok boyutlu bir yaklaşımla yanıt veriyoruz. Ürün tarafında sel, dolu ve fırtına teminatlarını yeniden yapılandırırken; alt limitler, muafiyetler ve risk bazlı teminat ayrıştırmaları uyguluyoruz. Fiyatlamada iklim projeksiyonlarını ve bölgesel risk analizlerini kullanarak daha hassas primler belirliyoruz.
Reasürans tarafında katmanlı ve sermaye koruyucu programlar geliştirirken, risk seçimi ve portföy yönetiminde coğrafi konsantrasyonu dikkatle yönetiyoruz. Dijitalleşme ve veri analitiği yatırımları ile risk ölçümleme kabiliyetimizi artırıyor, hasar yönetimini güçlendiriyoruz.
Aynı zamanda sürdürülebilirlik yaklaşımımız kapsamında net sıfır hedefi, karbon ayak izinin azaltılması ve yeşil sigorta ürünleri ile sektörde dönüşümü destekliyoruz. Bu çerçevede sigortacılığın yalnızca hasar karşılayan değil, riskleri önceden yöneten bir yapıya evrildiğine inanıyoruz.















