Müşterilerimize verdiğimiz pazarlama hizmetleri devam ediyor
Müşterilerimize verdiğimiz pazarlama hizmetleri devam ediyor

Müşterilerimize verdiğimiz pazarlama hizmetleri devam ediyor

Team Marketing&Events Ortakları Yosun Haktanır ve İlker Sırtıkırmızı; “Şu anda şirketimizin bir diğer kolu olan danışmanlık hizmetlerimiz ön planda, bunun dışında daha küçük gruplara daha efektif paketler de hazırlıyoruz”

de. Bu durumun tüm sektörleri etkilediği aşikar. Sizin gözlemlerinize göre, organizasyon sektörü, ülkemizde ve dünyada pandemiden nasıl etkileniyor? 

Yosun Haktanır: Maalesef ömrümüzde ilk defa tüm dünyayı aynı oranda etkisi altına alan bir durumla karşı karşıyayız. Her birey ve her sektör bu durumdan oldukça etkilendi. Ancak sanırım organizasyon sektörü en çok etkilenen sektörler arasında. Malum işimiz insanla ve kalabalıklarla. Şu anda kurumsal anlamda insanların bir araya toplandığı işleri yapmak mümkün değil. Bu gidişle 2021 baharından önce de pek mümkün olacak gibi gözükmüyor. 

İlker Sırtıkırmızı: Evet sektörel olarak maalesef Yosun’a katılıyorum. Dünya geneline baktığımızda belki de pandemi etkisinin bizim ülkemizde 2 hafta gecikmeli olarak başlaması olumlu oldu. Özellikle ilk 3 ay ülke olarak bu süreci iyi yönettiğimizi düşünüyorum. Tabii sağlık sektörünün ülkemizde hayli iyi olduğunu da unutmamak lazım. Şu an için ise 2. dalganın içindeyiz gibi görünüyor. Umarım 2-3 aya yine Haziran sonuçlarına ulaşabiliriz. 

Yosun Hanım, Team Marketing, yaşanan bu olağanüstü sürece hazırlıklıydı diyebilir miyiz? Pandeminin kapınızı çalmasıyla, şirket olarak hangi kararları ne hızla alabildiniz? 

Yosun Haktanır: Dürüst olmak gerekirse çoğu şirket buna hazır değildi. Biz zaten yapı olarak ufak ve butik bir firmayız. Bu nedenle hızlı karar almamız daha kolay oluyor. 16 Mart itibarıyla biz de ofisimizi kapattık. Evden çalışma durumu bizde pek mümkün olamıyor. Bazı firmaların aksine biz dijitale pek kaymadık. Halen insanların bir araya geleceği organizasyonlar peşindeyiz. Umarım önümüzdeki günlerde ufak ufak başlayacak.  

Yaşanan pandemi, Team Marketing’in iş süreçlerini ve iş yapış biçimlerini nasıl etkiliyor?   

İlker Sırtıkırmızı: Şu anda şirketimizin bir diğer kolu olan danışmanlık hizmetlerimiz ön planda. Müşterilerimize verdiğimiz pazarlama hizmetleri devam ediyor. Bunun dışında daha küçük gruplara daha efektif paketler hazırlıyoruz. Bunların önümüzdeki aylarda da tercih edileceğini düşünüyoruz. 

Pandemi yüz yüze etkinlikleri azaltsa ve kurumsal organizasyonlarda durgunluk olsa da, iş hayatı bir şekilde devam ediyor. Bu noktada, müşterilerinize sunduğunuz öneriler ya da geliştirdiğiniz farklı çözümler oluyor mu?  

Yosun Haktanır: Şu anda tüm firmalar ve ajanslar online eğitimlere, toplantılara ağırlık verdiler. Bu tip toplantılar elbette olmalı. Ancak biz şirket olarak bu tür organizasyonlara başlamadık. Az kişi ve uygun şartlar sağlanarak fiilen toplanabileceğimiz küçük ölçekli toplantıların yapılabileceğini düşünüyoruz ve çalışmalarımızı bu şekilde devam ettiriyoruz. Tabii ki müşterilerimizden gelen dijital taleplere de cevap veriyoruz. 

İlker Bey, organizasyonların kısıtlanması ve şirket içindeki personelin, yönetim kadrolarının ya da iş ortaklarının daha az bir araya gelebiliyor olması, sektörün performansına negatif bir etki yapar mı sizce? 

İlker Sırtıkırmızı: Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, diğer sektörler ile kıyaslarsak sigortacılık sektörü, pandemiden en az etkilenen sektör oldu. Takip ettiğim kadarıyla sigorta şirketleri bu dönemde hem aracılarına hem de müşterilerine çok iyi destek oldu ve bu da sigortacılığa güveni daha da arttırdı. Ama tabii ki hem toplum olarak hem de sigortacılık özelinde düşünürsek ikili ilişkiler çok önemli. Bu sebeple insanlar bir araya gelip sosyalleşmeyi, bir şeyler paylaşmayı özledi maalesef. Bu açıdan bakarsak organizasyonların kısıtlanması “bir arada olma”, “takım olma” gibi sıcaklığa dayalı insani duygular açısından olumsuz oldu. Ayrıca aracılar için bu tip toplantılar, seyahatler büyük motivasyon. Birtakım hedefler tutturarak, belli kriterleri aşarak bu toplantılara geliyorlar. Bu sebeple onların da dört gözle beklediğine eminim.  

Röportajın devamı Best Dergisi Eylül sayımızda..